• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/MustafaOzsimseklerhocaefendi
  • https://www.twitter.com/mozsimseklerr
Nur Pınarı
Mustafa Özşimşekler İle Nur Pınarı
Cumayı Beklerken
Mustafa Özşimşekler İle Cumayı Beklerken
Facebook

Mevlamız bütün Günahlarımıza Magfiret Edicidir

Mevlâ Tealâ evvela neyi duyurdu bize? Bütün günahlari mag-firet edici oldugunu. Niçin bunu anlamiyorsun? Sonra kafani vurmak için duvar arayacaksin.

Mevlâ Tealâ, kisi ne kadar çok günah islemis de bulunsa, af edici oldugunu haber veriyor. 
Ama kimi?


“Süphe yok ki, ben tevbe eden, iman edip amel-i salih isleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için gaffarim (çok bagislayiciyim)”. (Taha - 82)


Ne güzel Allah’imiz var, hemen tevbe etmeli. Bir kisi yirmi sene boyunca günah islerle oyalansa, yarim saat ciddiyetini takinip tevbe etse, yirmi senelik boslugu doldurur.


Resulullah (s.a.v) Efendimiz’in zamaninda her türlü fenaligi yapan bir kaç kisiye bir duraklama geldi. Dediler ki: Bu yaptigimiz isler dogru degil, biz nereye gidiyoruz? Insanlara niçin kötülükte bulunuyoruz. Birbirlerini tesvik ederek: Peki simdi ne yapalim? Islam’a girelim dediler. Ama sonra: Bu kadar fenaliklarla Islam bizi kabul eder mi? diye düsündüler. Aralarinda istisare yaparak Peygamber (s.a.v) Efendimize söyle bir mektup yolladilar:


“Biz yaptiklarimiza pisman olduk, Islam’a girmek istiyoruz. Fakat Mekke’de duymus oldugumuz su ayet bizim müslüman olmamizi engelliyor. Esteizubillâh:


“O kullar ki Allah (c.c) ile beraber baska ilâha tapmazlar, Allah’ in haram kildigi cani haksiz yere öldürmezler ve zina etmezler, bunlari yapan günahinin cezasina kavusur. Kiyamet günü azabi kat kat olur ve orada alçak olarak ebedî kalir”. (Furkan -68,69)


Biz Allah (c.c) ile beraber baska ilahlara taptik. Allah’in haram kildigi cana kiydik, zina da yaptik. Bu ayetler olmasaydi elbette sana uyardik. Bunun üzerine:


“Ancak tevbe eden, iman edip amel-i salih isleyen kullar müstesna. Iste Allah (c.c) bunlarin kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah (c.c) çok bagislayici, ziyade aciyicidir. Kim tevbe edip iyi amel ederse süphesiz o, tevbesi kabül olarak Allah’a (c.c) döner”. (Furkan - 70,71) ayet-i celileleri nazil olmustur.


Dikkat edin, bakin Mevlâ Tealâ onlara: “Defolun gidin” demedi. 


Bir Hadis-i Serif’te:


“Allah’in ahlâki ile ahlâklanin” buyuruluyor. 


Burada nedir o? 


Mevlâ Tealâ ne yapti, geleni kabul etti. Peki siz ne yapiyorsunuz, hiç düsünüyor musunuz?
Efendimiz (s.a.v) yukarida zikrettigimiz iki Ayet-i Celîle’yi onlara gönderdi. Dediler ki: Bu çok güzel ama sartlari çok agir. Amel-i salih sarti var. Biz iman etsekte amel-i salih isleyemeyecegimizden korkariz. 


Mevlâ Tealâ yine onlari kovmadi. Bu defa:


“Süphesiz ki Allah (c.c) kendisine ortak kosulmasini magfiret etmez. Bunun disindakileri ise diledigi kimseler için bagislar”. (Nise-48) ayet-i celîlesi nazil oldu. 


Efendimiz (s.a.v) bu ayet-i kerimeyi onlara yollayinca onlar: Bunda da sart var. Magfiret Allah’in dilediklerine vadedilmistir. Biz Allah’in dilediklerinden olamayacagimizdan korkariz, dediler.
Biz olsak: 


Eee! bas agritma, yeter artik, söyledim sana söyleyecegimi, deriz. Agayiz ya biz! Agayiz ama, aglariz korkarim sonra.


Bunun üzerine Mevlâ Tealâ: 


“De ki: 


Ey (bütün kötülükleri yaparak) kendi nefisleri aleyhine haddi asan kullarim! Allah’in rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah (c.c) bütün günahlari bagislar. Süphesiz ki O, çok bagislayan, ziyade esirgeyendir”. (Zümer-53) ayet-i celîlesini inzal buyurdu. Cenab-i Hak benim kullarim dedi mi, kâfi zaten.


Yunus Emre uzun müddet bir tekkede kaldi. “Ben bir sey anlamadim, burada adam olamayacagim”, dedi ve oradan kaçti. Bir köyden bir köye giderken iki kisi gördü, onlara: “Beni de yaniniza arkadas eder misiniz?” dedi. “Ederiz” dediler. Böylece birlikte yol almaya basladilar. Yanlarinda ekmek yoktu, peynir yoktu, zey-tin yoktu, yiyecek hiç bir seyleri yoktu. 


Giderken aciktilar, birisi dua etti. Gaibden sofra geldi. Siz zannediyor musunuz ki Allah (c.c) çalismadan birsey vermez. Allah sizle bana akil versin. Denizdeki baliklar sizin çalismalarinizla mi oldu, yoksa kendiliginden mi oldu?


Sofra geldi. Bunu ayetle de isbat edebiliriz. Zekeriyya (aleyhisselam) her zaman Meryem validemizin yiyecegini ve içecegini temin etmek için, onun bulundugu yere ugrasa, onun yaninda yazin kis meyvasi, kisin yaz meyvasi bulurdu.


Cenab-i Hak Âli Imran Suresi’nde bu olayi bildiriyor:


“Zekeriyya ne zaman onun yanina mihraba girse onun yaninda bir rizik bulur ve: Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor, der. O da bu Allah (c.c) tarafindandir. Süphesiz Allah diledigine sayisiz rizik verir, derdi”. (Âli Imran- 37)


Gelelim kissamiza. Üç kisi yemegi yediler, Yunus Emre: Tam aradigim yeri buldum, dedi. Tekkede bir keramet göremedi ya!


Bu millet keramet asiklisidir, Allah akil fikir versin. Allah demekten, Lâ Ilâhe Illallah demekten, râbitadan, murâkabeden daha büyük keramet var mi? Naksibendi Hazretleri müritleri ile beraber gidiyordu. Aralarinda birisi içinden geçirdi ki: Bu kadar senedir beraberim, bir kerametini göremedim. Bunun üzerine Naksibendi Hazretleri buyurdular ki: “Bu kadar agir günahlara ragmen topraklara batmadan geziyoruz, bundan büyük keramet olur mu?”


Zâriyat suresinde bakin Mevlâ Tealâ ne buyuruyor


“Arzda da gerçekten tasdik edenler için bir çok ibretler vardir. Nefislerinizde bir çok alametler var, hâlâ görmiyecek misiniz? Semada ise rizkiniz ve va’d olundugunuz cennet var”. (Zâriyat-20,22)
Neler buyuruyor Cenab-i Hak ama dinleyen var mi?


Yunus Emre ve arkadaslari ye-diler, içtiler, dua edip tekrar yollarina devam ettiler. Ikinci defa aciktiklarinda bu sefer öteki arkadasi dua etti. Yine sofra geldi. Üçüncü defa aciktiklarinda sira Yunus Emre’ye gelmisti. Yunus Emre içinden: Simdi ben ne yapacagim, keske onlara katilmasaydim, diye düsündü, utandi, ne edecekti simdi. Sonunda dedi ki: Ya Rabbi! bunlarin duasini neyle kabül ettiysen benimkini de onunla kabül eyle!


Bu defa iki sofra geldi. Yine yediler içtiler, dua ettiler. Iki arkadasi Yunus’a sordular: “Sen nasil dua ettin ki iki sofra birden geldi? Yunus emre: Siz nasil dua ettiniz? dedi. Dediler ki: Allah’in bir sevgili kulu vardir, ismi Yunus’tur. Filanci tekkede kalir, Biz Allah’tan O’nun hürmetine istedik. 
Yunus Emre hemen hatasini anladi ve onlarin yanindan ayrildi, tekkeye döndü. Karsisina Haci Nene çikti. Yunus Emre’ye geldin mi ogul? dedi. 



Haci neneler hep merhametli olur biliyorsunuz. Yunus da: Haci nene biliyorsun kabahatimi, sen bana yardim et, dedi. Yunus Emre’nin seyhi Tabtuk Emre idi, gözleri iyi görmezdi. Gözleri iyi görmüyordu fakat her gece teheccüd namazina kalkiyordu. Gözlerim görmüyor nasil olsa demiyordu. Belki siz keske gözüm kör olsaydi da teheccüde kalkmasaydim, dersiniz. 


Haci nene Yunus Emre’ye dedi ki: Seyh Efendi az sonra abdest almak için disariya çikacak. Sen onun kapisinin esiginde yat. Geçerken ayagina takilinca kimdir diye sorar. Sen Yunus dersin. Bizim Yunus mu derse, kalk eline saril, hangi Yunus derse, kaç git. 


Yunus Emre gitti, korka korka, titriye titriye seyhinin kapisinin esigine yatti. Seyhi gece abdeste kalkinca kapinin esiginde yatan Yunus’a ayagi takildi. Kimdir diye sorunca, Yunus, diye cevap verdi. Taptuk Emre: Bizim Yunus mu? deyince, Yunus hemen kalkti, seyhinin eline sarildi. Yunus Emre böylece kabül olundu. 


“Allah’in (c.c) ahlâkiyla ahlâklanin” emri var ya, seyhi de o emri yerine getirenlerdendi. 


Müslüman olmak için Rasûlullah’a (s.a.v) gelenler üç defa sordular. Üçüne de cevap verildi. Her bir sorunun cevabi bize bir sey ögretiyor. Mevlâ Tealâ en sonunda bize ne buyurdu:


“Ey benim kullarim!” O “benim” deyince is bitti. 



Bir beyit okuyayim sizlere:


Ne mal iledir, ne sâl iledir, beyim ululuk kemal iledir”.


Mal ile insan adam olur mu? Olmaz. Sene geçmekle insan adam olur mu? Olmaz. Ya ne ile insan adam olur? Kemal ile. O da iman ve amel-i salih ile kazanilir. En yüksek adam, kendini büyük görmeyen, en alçak gönüllü olandir. Bir Hadis-i Serif’te buyurulur: 


“Kim Allah için tevazu ederse, Allah onu yüksek eder”. 


Seytan kendini büyük zannetti, alçaklarin alçagi oldu.


Âdem (aleyhisselam): Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik” (Araf-23) dedi, en yüksek insan oldu. 


Resûlullah Efendimiz (s.a.v) Mîrac’a çiktiginda Cenâb-i Mevlâ: 


Yâ Muhammed! 


Benim misafirimsin, seni ne ile sereflendireyim, diye sordu. Efendimiz ise: ”Kulum” de Yâ Rabbi! buyurdu.



Onun için Isrâ Sûresi’nde: 


“Her türlü noksanliktan münezzeh olan Allah’tir ki, kulunu gece yürüttü”. (Isra-1) buyurulur.


Biz olsaydik, kimbilir ne derdik? Yâ Rabbi! elinden tutulacak en zavallilar bizleriz. 



Elimizden tut Yâ Rabbi!


“Ey günah islemekte kendi nefisleri aleyhine haddi asan kullarim! Allah’in rahmetinden ümidinizi kesmeyin”. (Zümer-53)


Ayet-i Celîlesi inince o kimseler geldiler. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in önüne oturdular ve Islam’a girdiler. Içlerinde Efendimiz (s.a.v) ‘in amcasi Hz. Hamza’yi öldüren Vahsi de vardi. Efendimiz (s.a.v) ona sordu: “Benim amcami sen mi öldürdün?” Vahsi, “evet” deyince Efendimiz (s.a.v) “O zaman arkama otur” buyurdu. 


Aman, sakin yanlis anlamayin, dikkat edin. Imam-i Rabbâni (k.s) 1/66 mektubunda buyurur ki: “Sahabe-i Kiramin, Efendimizin ilk sohbetinde elde ettikleri makâmdan, bu ümmetin diger velilerine, sonlarin sonunda bir nebze hasil olmaz. 



Bundan dolayi Hz. Hamza’yi sehid eden Hz. Vahsi (r.a) Tabiin’in en hayirlisi olan Veysel Karanî’den daha hayirli olmustur”.


Bu islerde büyük hikmetler var, sakin onlarin kusurlarini düsünmeyiniz. Vahsi (r.a) Hz. Hamza’nin nerelere kadar yükselmesine sebep oldu. 


Hiç bir sey rastgele olmuyor, isin ilerisini gerisini iyi düsünelim.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret26742
Resmi Hesaplar
Mustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Facebook HesabıMustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Twitter HesabıMustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Instagram Hesabı

Mustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Youtube Kanalı
Mustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Web SitesiMustafa Özşimşekler Hocaefendi Resmi Web Sitesi
Nur Pınar'ı MP3
Nur Pınarı Mp3
Saat
Takvim
Site Haritası